|
|
Vogt - Koyanagi - Harada Sendromu Hastalığın nedeni nedir?
Uveodermatolojik sendrom olarakta isimlendirilen ve immun sisteme bağlı
olarak gelişen köpeklere özgün nadir bir hastalıktır. Hastalık melanositlere
karşı hücresel tepki nedeniyle şekillenmektedir.
Hastalığın VKH (Vogt–Koyanagi–Harada) olarak isimlendirilmesi, köpeklerde
şekillenen semptom üçlemesini tanımlamak için kullanılır. Bunlar,
Granülamatöz panuveitis (granulamatöz karakterli ve uveanın tümünü kapsayan
yangı), Poliosis (kıllarda depigmentasyon), Vitiligo (deride depigmentasyon)
dur.
Hastalığa yatkın ırklar hangileridir?
Köpeklere özgün bir hastalık olan ve özellikle 1,5-6 yaş arasındaki tüm
köpeklerde şekillenebilen Vogt-Koyanagi-Harada sendromu Akita, Husky,
Chow-chow, Golden Retriever, Samoyed, İrlanda Setteri, Shetland Sheepdog,
Saint Bernard, Old English Sheepdog ve Avustralya Shepherd ırkı köpeklerde
daha sık görülmektedir.
Hastalığın gelişimi nasıldır?
Hastalık genellikle akut gelişen bir seyir izler. Başlangıçta ani olarak
şekillenen bir görme kaybı olabilir. Çoğunlukla uveitis ile karakterize olan
hastalığa ait ilk belirtiler gözle ilgilidir. Ancak daha sonra dermatolojik
problemlerde başlar. Dermatolojik sorunlar çoğu zaman ilerleyici ve ülseratif
karakterdir. Bu durum hastalığın şiddetinin artmasına neden olabilir.
Hastalık kronik olarakta gelişebilir ancak bu daha nadirdir. Uzun süren ve
nüksler gösteren bir uveitis şekillenir. Zamanla sekunder göz rahatsızlıkları
da bu seyre katılabilir. Oküler lezyonlar tek taraflı anterior uveitis ile
şiddetli panuveitis arasında değişkenlik gösterebilir. Kronik vakalarda
genellikle depigmente deride gözle görülür yangısal değişiklik yoktur.
Hastalığın geleceği şüpheli ve tedavisi ömür boyudur.
Hastalığın belirtileri nelerdir?
Hastalığın karakteristik bulguları, granülamatöz panuveitis (granulamatöz
karakterli ve uveanın tümünü kapsayan yangı), poliosis ( kıllarda
depigmentasyon), vitiligo (deride depigmentasyon) ve meningitis (beyin
zarlarının yangısı) dir.
Hastalarda ilk bulgular gözle ilgilidir. Erken tespit edilebilen vakalarda
genellikle tek taraflı olarak şekillenen anterior uveitis spesifik
belirtidir. Ayrıca uveitise bağlı sekonder göz semptomları, kıllarda ve
deride depigmentasyonda şekillenebilir. Ancak göze ait belirtiler daima daha
önce gelişir.
Hastalarda genellikle ani körlük şekillenir. Ayrıca retinal dökülmeler,
sekonder gluakom ve katarakta sık rastlanılan belirtilerdir. İrisde
ilerleyici depigmentasyon gelişir. Depigmentasyon ilerlerken retinal vasküler
incelme ve optik sinir atrofisi gelişebilir.
Dermal lezyonlar ise çoğunlukla yüz bölgesinde sınırlı olup, göz kapakları,
burun üzeri ve dudaklarda görülür. Baş bölgesinde görülen lezyonlar
genellikle simetriktir. Ayrıca, testis kesesi ve taban yastıklarında da
depigmentasyon ve kıl renginde açılma görülebileceği gibi kıllardaki
depigmentasyon genel görüntüyü bozacak derecede yaygın da olabilir.
Depigmente lezyonlar dereceli veya aniden gelişebilir. Ayrıca şekillenen
depigmentasyon yayılmacı bir karakter göstererek hızla kabuklanabilir ve
ülserleşebilir.
Hastalığın spesifik bir testi yoktur. Tanı, klinik bulgular ile yapılabilir.
Ancak kesin tanı için histopatolojik laboratuvar bulguları gerekir. Rutin
laboratuar testlerinin tanıya hiç bir katkısı yoktur.
Sonuç
Bağışıklık sistemi ile ilgili olarak şekillenen bu hastalığın tedavisinde
süreklilik ve immun sistemin kontrolü önemlidir.
Tedavi bitirildiğinde veya ara verildiginde hastalık nüksederek, klinik
semptomlar kısa sürede tekrar şekillenebilir. Bu nedenle de tedaviye genellikle
ömür boyu devam etmek gerekebilir.
Ayrıca göze ait semptomların ileri boyutta olduğu durumlarda, görme kaybı
şekillenebilir.
|
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yapmak ister misin ?